Azerbaycan'a OMÜ'den destek
GÜNCEL // 29 Eylül 2020 Salı 16:12
Azerbaycan'a OMÜ'den destek

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi, Ermenistan'ın işgal altında tuttuğu Dağlık Karabağ bölgesinde gerçekleştirdiği provokasyon ve saldırılara karşı Azerbaycan’ın yanında olduğunu belirtmek amacıyla “Azerbaycan Destek Programı” düzenledi.

Destek programına; Rektör Prof. Yavuz Ünal, OMÜ Uluslararası Birim Başkanı Doç. Dr. Mustafa Said Kurşunoğlu, OMÜ Azerbaycan Temsilcisi Baba Osmanov, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Programda, Azerbaycan ve Türkiye’nin milli marşlarının dinlenmesinin ardından OMÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisi Ferit Süleymanov, Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan son olaylar hakkında bilgi verdi.



30 yıl önce Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ Bölgesinin, bazı karanlık dış güçlerin de yardımıyla Ermenistan tarafından işgale uğradığını hatırlatan Ferit Süleymanov, Ermeni güçlerin sık sık provokasyona başvurduğunu belirtti. Temmuz ayında Azerbaycan ordusunun işgalci güçleri geri püskürttüğünü bildiren Süleymanov “Fakat işgalci taraf, özellikle Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol ve Bakü Tiflis-Erzurum doğalgaz hatlarının geçtiği stratejik bölge olan Tovuz’da ateşkesi sık sık ihlâl etmeye ve sivil yerleşim yerlerini hedef almaya devam etmiştir. Provokasyonlar sadece askeri boyutta sınırlı kalmamış bizzat Ermenistan Başbakanı tarafından diplomatik boyutuyla da yapılmıştır.” dedi.


Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal da Azerbaycan’da yaşanan olaylar hakkında duygu ve düşüncelerini dile getirerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Üniversitemizde gerek öğretim üyesi ve gerekse öğrenci olarak bulunan Azeri kardeşlerim, Dağlık Karabağ ve çevresindeki Azerbaycan topraklarını işgal eden, insanlık ayıbı olarak hafızalarda yer edinen Hocalı katliamını gerçekleştiren ve halen sivil asker ayırımı yapmaksızın saldırgan tutumunu sürdüren Ermenistan’ın tavrını ve uluslararası örgütlerin çözüme olan ilgisizliğini kaygı ile takip etmekteyiz. Bölgenin huzuru, öncelikle komşuların hukukunun korunmasına bağlıdır. Hak ve hukuku dikkate almayan bütün beyan ve eylemler birlikte yaşamayı zorlaştıran girişimlerdir. Söz konusu eylemlerin Azerbaycan gibi, bölgenin temel aktörlerinden biri olan, egemen, köklü ve güçlü bir devlete yönelik olması, tahmin edilebileceği gibi onarılamaz ciddi sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenle uluslararası aktörlerin akl-ı selim ile hareket etmesi gerekmektedir.