Ticari davalarda arabuluculuğun önemi
EKONOMİ // 23 Şubat 2019 Cumartesi 17:37

Samsun Barosu tarafından düzenlenen “Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk ve Taraf Vekilliği” seminerinde Türk yargı sisteminde arabuluculuğun önemi anlatıldı.

Ticari davalarda arabuluculuğun önemi

 


Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk ve Taraf Vekilliği Semineri Samsun Adliyesi Konferans Salonunda gerçekleşti. Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, Av. Arb. Dr. Yetkin İnanöz ve Av. Arb. Recep Duran'ın konuşmacı olarak katıldığı seminerde arabuluculuk ve taraf vekilliği konuları konuşuldu.


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Samsun Baro Başkanı Av. Kerami Gürbüz, “Hukuki uyuşmazlıklarda arabuluculuk, Türk hukukunda 2013 yılından itibaren uygulamaya girmiş yeni bir müessesedir. İhtiyari olarak devam etmekteyken, 1 Ocak 2018'den itibaren iş uyuşmazlıklarında, 1 Ocak 2019 yılından itibaren de ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak zorunlu hale getirildi. Dolayısıyla çok yeni bir uygulama olduğu için kafamızda soru işaretleri doğurduğu için o soru işaretlerine cevap bulmak adına bir seminer gerçekleştirdik” dedi.



Av. İnanöz: “Arabuluculuk yargının yükünü azaltacaktır”


Dünya genelindeki arabuluculuk sistemi ve Türkiye'de uygulanmak istenen arabuluculuk sistemi hakkında açıklamalarda bulunan Av. Arb. Dr. Yetkin İnanöz, “Hindistan'da her hakimin elindeki dosya ortalaması ortalama 2 bin 137. Tüm hakimler tam kapasite ile çalışsa bile tüm davalar 2330 yılından önce bitmiyor. Çin'de 2012 itibariyle 200 bin dosya mahkemelerde bekliyor. Nijerya'da her hakimde 300 dosya var ve davalar 10-15 yıl sürüyor. Güney Afrika'da 1996-2015 arası davaların yüzde 62'si sonuçlandırılmış. İtalya'da alt mahkemelerde dava süresi 3 yıl. Temyize gidilirse süre 10 yıla kadar çıkıyor. İngiltere'de Londra'da bir dava 161 haftada biterken, Londra dışında ortalama 195 hafta sürüyor. 80'dan fazla ülkede arabuluculuk kanunu ve arabuluculuk kurumları var. Çin'de arabuluculuk kanunu ve 70'den fazla düzenleme mevcut. Hindistan'da 1996'da tahkim ve arabuluculuk kanunu kabul edildi. Arabuluculuk orada zorunlu. Japonya'da Woxuan isimli arabuluculuğa benzer bir yol ile özel hukuk uyuşmazlıklarının 1/3'ü bu yöntemle çözüldü. Singapur'da arabuluculuk merkezi 1997'den beri yargı sisteminin önemli bir parçası. Dubai, arabuluculuk merkezi kurdu ve 1 ay içerisinde davaların 1/3'ünü arabuluculukla çözdü. Rusya, Dransa, Almanya ve İtalya'da da arabuluculuk sitemi yargıda önemli konumdadır. Türkiye 2012 yılında 6325 sayılı Kanun'la hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi düzenlenmiştir. 2018 Haziran ayında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği çıkartılmıştır. Ayrıca Türkiye Arabulucular Etik Kuralları benimsenmiştir. Arabuluculuk sistemi ile yargının yükü azalacaktır. Bu da davaların daha kısa sürede çözülmesinin önün açacaktır” diye konuştu.



Prof. Dr. Topaloğlu: “Ticari davalarda arabulucu şart”


Ticari davalarda davanın açılması için arabulucunun şart olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, “Yakın zamanda bir ticari dava açacaktık. Stajyerim, dava şartı arabuluculuğa gidip gitmeyeceğimizi sordu. Az daha büyük bir hata yapıyorduk. Bu işi çok iyi kanıksamamız lazım. Her davada öncelikle acaba bir ticari dava var mı yok mu inceleme yapacağız. Biz yapmazsak zaten hakimler dava şartı eksikliğinden davayı ret edeceklerdir. Bir davada da Arap bir avukattan vekalet almıştık. Onda arabuluculuğa başvurma yetkisi yok. Ne yaptık? Tekrar bir yazı yazarak yeni bir vekaletname istedik. Arabuluculuğa başvuru yetkisi ya da alternatif çözüm uyuşmazlıklarına başvuru yetkisi olsun diye bir vekaletname istedik. Demek ki bundan sonra arabuluculuğa başvurmak için vekaletnamelerde özel yetki var. O yüzden vekaletnamelerimizi çek edelim. Bu konuda önemli bir konudur” şeklinde konuştu.