Şeytana uyup(!) hareketin dışında kalanların tekrar içeri girmek için verdikleri uğraşlar oldum olası hüzünlendirir beni.
Çırpınmaları, taklaları, şirinlikleri, acemice yazdıkları mektupları(!).
Yüreği taştan değilse hemen her insanı hislendirir…
Genel Başkanlar ise bir başka sever böylelerini…
Yanlış anlaşılmasın, kendilerini değil, çırpınışlarını sever…
Çünkü, içerdekilere gözdağı vermek için bunlardan daha iyi örnek bulunamaz…
Onlara, “içerde olmanın kıymetini bilin, bakın inenlere; nasıl da koşturup duruyorlar” derler…
İçerdekiler bunların halini gördükçe daha da bir yapışırlar velinimetlerinin eteğine…
*****
Aslında bir şekilde dışarıda kalanların, içeri girmek için koşuşturmayla vakit geçirmeleri beyhude bir uğraştır…
Çünkü gerçekten pişman olmadıklarını kendileri nasıl biliyorsa, emin olsunlar ki ulaşmak istedikleri de bilmektedir…
O’nun elamanlarının yanında, ulaştırmaları için yazdıkları umutsuz mektuplar(!) alay konusudur huzurda…
Her mektup sonucu sinirleri yıpratan beklenti, dost(!) meclislerindeki kallâvî küfürlerlerle dışa vurulunca, ânında ulaşır ulaşılması gereken yere…
Sonra rica minnet huzura kabul edilenin, daha evvel gelen istihbaratı masanın çekmecesindeki yerini çoktan almıştır…
Huzurdaki bütün taklalar, çekmecedeki küfürlere çarpar sadece…
Dinleyen kulaklar için bir anlam ifade etmez…
*****
Eleştiri ya lider eksenlidir ya da çevre…
Eleştirilerini çevre eksenli yapanlar, yani “lider yanlış adamlarla çalışıyor, ben daha iyi yaparım” diyenlerin yapacakları en tutarlı davranış sabırla beklemektir…
Ancak beklerken olur olmaz yerde ideolojik eleştiriler ve “bununla olmuyor kardeşim” diyerek lideri açıkça hedef alan açıklamalar doğru değildir…
Çünkü herkesin iyi kötü bir aklı var…
Yüreğinde liderle barışmanın hesapları olan bir insan, eleştirilerini lider odaklı yaparsa muhataplarını değil, kendini kandırır…
Çoğunluk onun esas niyetini bilir…
Onun için kendisinin -şu veya bu nedenle- siyasette bir görevde olmasını arzulayan bu arzusunu açıkça ortaya koymalıdır…
Bundan utananlar bilsinler ki içindeki kişisel hedefleri ideolojik kılıflar içerisinde saklamaya çalışmak çok daha ahlâksız bir davranıştır…