Facebook' dan Takip Edin
Twitter' dan Takip Edin
Skip Navigation Links
20.02.2012 08:31   Yazarlar Karakter boyutu :
M.Kemal Ayçiçek DENİZİN GETİRDİKLERİ
İnsanlar, doğduğu yerde yaşatılmalı

Televizyonlarda hep kalabalıklar görüyorsunuz, ülkeler, o ülkelerdeki şehirler, şehirlerin her tarafı betonlaşmış binalar, son zamanlar da çelik ve cam ağırlıklı yapılar görüyorsunuz. Tüm o ülkeler, şehirler, binalar ve yapılar insanlar için yapılmış ve insanlar, güya mıknatıs misali cazibe merkezleri diye adlandırılan yerlere doluşmuşlar. Nereden gittikleri çok da önemli değil, o giden insanlar, “kalabalık”tan biri olarak yaşamayı seçmiş, kendi bilecekleri tabi. Ben gidememişlerden bahsedeceğim.

Annesi bir süreliğine Ankara’ya gitmiş ve 80 yaşın üzerindeki babası ile birlikte kalan genç kız, babasına, “baba bu akşam bir yere gidelim oturmaya” diyor. Babası biraz düşünceli, beklemiş ardından da mahallede kim var, kime gidilebilir diye düşünmüş ama gidilecek şenlik bir ev de yok, ne yapsın, kızının bu içtenlikli talebini de yerine getirmek istiyor ama gidilecek ev bulamıyor. Kızına dönüyor, “tamam kızım, gidelim” diyor. Bir süre öncesine kadar şenli olan ama şimdi de eşi ile İstanbul’a gezmeye gitmiş Hoca aklına geliyor. Kızına devamla, “kalk, gidelim hoca amcanın evine, açalım kapıyı, girelim evine, yakalım sobasını, çay demleyip içelim, dönüp gelelim, olur değil mi ne dersin?” genç kız, gülüyor, “baba sen onlar buradayken bile evine gitmediğin hoca amcaya gitmeyi bile özlemişsin öyle mi?” diyor ve anlıyor babasının söylemek istediğini.

Evet karadenizin köylerinde bu ve benzeri diyaloglar fazlasıyla yapılıyor artık. Normal de  bir birleri ile konuşmayan insanlar bile artık o konuşmadığı insanları mum ile arar olmuşlar. Hayat, insanları savurmuş bir yerlere, boşaltmış insanlar köylerini, evlerini, ilçelerini göçmüşler o ışıltılarına heveslenip, mıknatıs gibi insanları çeken merkezlere, büyükşehirlere. Ne bin bir hayalleri ile ayrıldıkları köylerine cenazeleri gelir olmuş artık. Ha bugün, ha yarın dönerim derken gurbet ellerinden artık dönüşler sadece tabutlarda olabiliyor.

Yine o yukarda bahsettiğim adam, hani kızı ile ev sahibinin evine gidip, oturmak isteyen yaşlı. Komşusu İstanbul’a gidince evin kedisi sahipsiz kalıyor ve mahalledeki tek şenlikli eve gidiyor. Aslında kedileri de pek sevmeyen adam, kedinin dilinden anlıyor ve onu beslemeye başlıyor. İstanbul’a giden komşusunun oğlu ziyaretine gittiğin de de ona "babana söyle uşak, hav sizin kediye bugün 64 öğün yemeğini verdim,tek tek her bir öğünü de not ediyorum, haberi olsun, ona göre hazırlıklı gelsin buraya, sonra demedi dema ha" diye latife yapıyor.

Geçmiş yıllarda karadenizin köylerinde oturan insanlar, yaz aylarında yaylalara çıkarlar ve köydeki evleri sadece yaz aylarına mahsus ıssız kalırdı, o da işler nedeniyle zaten evlerde kalanlar olur, tamamen boşalmazdı evler. Şimdi yaylalardan geçtik, eskisi gibi yaylacılık yapılmıyor. Yaylaların yerini şimdi gurbet diye adlandırılan büyük şehirler aldı ama artık köylerden giden bir daha geri de gelmiyor. Yapılan çok katlı binalar, bomboş bırakılıp, belki o gurbetteki evlerde kiralık oturmayı göze alıyorlar.

Ama köylerdeki bu ıssızlığın müsebbibi değil giden insanlar tabi, o gidişlerin asıl  sorumlusu, o insanları köylerini terk etmeye zorlayan hayat şartlarını çekilmez hale getiren yöneticiler olmalı öyle değil mi?  Her yerde kar, kış, soğuklar hüküm sürerken, Avrupa’da soğuktan ölenlerin sayısı 600’ü aşmışken, Karadeniz’de her yer güllük gülistanlık, konuşmalarda bile , “biz cennetteyiz” denirken, karadenizin hala göç veriyor olmasının sorumlusu elbette giden insanlar olamaz. Bu açıkça karadenizin ihmal edilmişliğinin de bir göstergesi aynı zaman da, öyle değil mi? İnsanların artık doyduğu değil, doğduğu yerde yaşamalarını sağlayacak politikalara acil ihtiyaç var. Bu sadece Karadeniz bölgesi için değil elbette tüm bölgeler için geçerli olmalı hem de. Atasözü olmuş “insan doğduğu yerde değil doyduğu yerde” ifadesinin artık örnek alınmaktan vazgeçilmesi ve “insan, doyduğu yerde değil doğduğu yerde” şeklinde bir devlet politikası ile bu konuya ağırlık vermesi gerekir. Yoksa tüm Türkiye’yi siz İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e tıksanız ne olur? Şimdi o kentlerde yaşayan insanlar, hayatlarından ne kadar memnun ve mutlular? Ya da mutlu olan kaç kişi var? Var mı bunu bilen, kaç kişi? Herkes sorsun kendine bakalım, kalın sağlıcakla.

Not: bu yazım aynı zaman da www.karadenizolay.com , www.kuzeyhaber.com , www.hizmetgazete.com ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmıştır(mka)

 
Yorumlar
Henüz yorum yazılmamış.
Tüm Yorumlar
Yorum Ekle
Adınız
 
Yorumunuz
 
Yorumcuların dikkatine…
• İmlası çok bozuk
• Büyük harfle yazılan
• Habere değil yorumculara yönelik yazılan
• Yazarlara veya haberde adı geçen kişilere hakaret niteliği taşıyan
• Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren kelimelere yer veren
• Bir ya da iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen yorumlar

KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
 
 
  Yazarın Diğer Makaleleri Tüm Yazılar
Yevmiyelerini verdun mi Neriman?
Bizum uşaklar, malah oynadı
At’dan mı Ağaç’tan mı?
Karadeniz de gençler neden evlenmiyor?
Yargılanan 28 Şubat
O eri da atmişum ağızumdan
Allah, kale direklerinden razı olsun
Sanki bana söylüyor
Şehit mi değil mi?
Karadenizlilere, Rüyalar eşlik eder
Jitem’cileri çaya davet ettim ama
Mecburmuyum küfür yemeğe
İnsanlar, doğduğu yerde yaşatılmalı
Düş yılmaz düş..
Başbakan Erdoğan’ı anlamak
İyi uykular çocuklar öyle mi?
Tabakhaneciler
Bugün bayraam, kutlanacaaak kutla
Devlet’in Emir Erleri
Uludere olayını yapanlar, açıklamalıydı
   İSMAİL BAŞARAN OLTAYA VURANLAR
Samsun Halkı ve 19 Mayıs
Bunun adı halkın 19 Mayıs’ına ve Cumhuriyetine sahip çıktığıdır.
21.05.2012
 
 
   YAZARLAR  Diğer Yazarlarımız
    Kenan Erzurumlu
    Ergun Ata
    Suat Başaran
    Sadi Subaşı
    Osman AROLAT
    Şerafettin Özışık
    Ragıp Göker
    Nedim Aydın
    M.Kemal Ayçiçek
    Hasan Güneş
 
 
   İSTATİSLİK
Bugün 3.673
Toplam 20.258.472
 
   RÖPORTAJ Tüm Roportajlar
Kalp damar hastalıklarından korunmanın yolları
Samsunpark Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Muharrem Arslandağ, "Toplumla
05.10.2011
 
     HAVA DURUMU
 
 
Ana Sayfa | Künye  |  Sık Kullanılanlara Ekle  | Anasayfam Yap | Editöre Yaz | Yasal Uyarı |  Seçim 2011  
KUZEYHABER.COM Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. © Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak olarak kullanılamaz. Haber Merkezi: (0532) 681 97 54
KUZEYHABER.COM Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir.
Web Sitemiz dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden www.kuzeyhaber.com sorumlu tutulamaz.